“ŞEKER EN TATLI ZEHİRDİR”
30 Kasım 2017 Perşembe 18:12

Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde şeker komasına girerek yaşamına yitiren 10 yaşındaki İdil Duru Gür’ün ardından çocuklarda şeker hastalığı konusu yeniden gündeme geldi. Konu ile ilgili Radyo Trafik Marmara canlı yayınına katılan Prof. Dr. Canan Karatay önemli açıklamalarda bulundu.  

Radyo Trafik Marmara’da Marmara Gündemi programına katılan Prof. Dr. Canan Karatay Kerim Öztürk’ün sorularını yanıtladı.

Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde şeker komasına girip, yaşamını yitiren 10 yaşındaki İdil Duru Gür’ün ardından daha çok erişkinlerde görülen şeker hastalığı konusunun çocuklar için de oluşturduğu tehdit gündeme geldi.

Konuya ilişkin Radyo Trafik Marmara canlı yayınına katılan Prof. Dr. Canan Karatay son zamanlarda bu durumun çocuklarda da artış gösterdiğine dikkati çekerek kendi çevresinden bir yakınının 3 yaşındaki kızının da şeker komasından yaşamını yitirdiğini söyledi.

“ÇOCUKLARDA YAN ETKİ GÖRÜLMEZ”

Önceden bu durumun çocuklarda hiç görülmediğini ifade eden Karatay açıklamalarına şöyle devam etti:

“Şekerin en tatlı zehir olduğunu senelerden beri söylüyorum. Son 20 yılda artmasının bir sebebi de tabi ki gebelere gebelikleri sırasında teşhis koyacağız diye gereksiz olarak yapılan şeker yüklemeleridir. Yani gebelere yapılan bu şeker yüklemeleri yetişkin bir bireye yapıldığından gebelik sırasında bebeğe de kan yolu ile geçmektedir. 6 aylık bir bebeğin kilosu 650 gram ve düşünün fasulye kadar bir pankreası var. Bu şekeri alan bebeğin pankreasının gelişimi böylece duraksamaya giriyor ve bozuluyor. Bu şeker yüklemeleri daha sonra gerek annede gerekse doğan ve büyüyen çocukta ileriki yaşlarında şeker hastalığı olarak ortaya çıkıyor. Birçok yan etkileri var ama çocuklarda hiçbir yan etki görülmez.”

“ÇOCUKLARA VERİLEN BALLI EMZİKLER ADETA BİR UYUŞTURUCU GİBİ”

Çocuklarda şeker hastalığına dair belirtilerin yetişkinler gibi olmadığını söyleyen Karatay “Çocuklarda belki bir karın ağrısı olabilir. Belki bir şekere düşkünlük olabilir. Tabi çevresel faktörlerde bunu etkiliyor.” diye devam etti.  

Amerikan Kalp Derneği’nin 2 yaşına kadar çocuklara şeker verilmemesi yönünde uyarıları olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Canan Karatay çokça düşülen bir hataya da dikkati çekerek; “Çocuklara verilen bu şekerli ballı emzikler adeta bir uyuşturucu gibi. Çünkü bunu vererek çocuklara emziği verip susturmak istiyorlar. Şeker tabi ki de böylece en tatlı zehir ve uyuşturucu oluyor böylece. Mesela orta çağlarda ameliyat yapılırken hastayı şekerle uyuştururlardı. Küçük çocuklar ve gelişmekte olan çocuklarda bu çok tehlikelidir. Ki bu tehlikeyi aşılarda yaratabiliyor. Çünkü çocukların bağışıklık sistemi çökünce de bu hastalıklar ortaya çıkabiliyor.” dedi.

Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere birçok kuruma yeniden seslendiğini aktaran Karatay sözlerini şöyle tamamladı:

“Artık hamilelere şeker yüklemesi yapılmasın. Çünkü gebelerdeki şeker hastalığının tespit edilmesi için daha basit yöntemler var. Artık bunlara yönelinsin. Bu yöntem aslında çok basit. Hamile bir annenin aç olarak, damarından alınan kandan insülin hormonu bakılacak, bu kadar. Bu kadar basit bir yöntemi var aslında. Ama bunu görmek istemiyorlar, Sağlık Bakanlığına tekrar sesleniyorum: ‘Bu çocuklar ölmesin!’ Annenin hamilelik döneminde, anne ve babanın gebelik öncesinden tedbir almaları gerekiyor. Çünkü bu işi başlatan da şeker, karbonhidrat, ekmek, baklava, börek, bal, şekerli ve şekersiz gazlı içeceklerdir. Yani bu şekerli ve şekersiz gazlı içeceklerin bu ülkede yasaklanması lazım. Bu ülkede en büyük sorunu yaratan şeylerin bunlar olduğunu düşünüyorum. Halkın artık aydınlanması lazım. Çünkü şeker en tatlı zehirdir, bu 18.yy’dan beri biliniyor, yeni bir şey değil. Körpe çocukların gelişimini büyük oranda etkiliyor. Son zamanlarda da artan bu ve benzeri olayların daha çok gündeme gelerek artık araştırılması gerekiyor.”

@marmaratrafik