KEREM FIRTINA RADYO TRAFİK MARMARA’DA
24 Ocak 2018 Çarşamba 12:34

Kerem Fırtına, Radyo Trafik Marmara stüdyolarında, Mert Erdoğan’ın sunduğu “Yazarın Dilinden” programının konuğu oldu. Programda öne çıkan başlıklar şöyle;

“Kemal Sunal’ın ailesinin dünya zengini olması gerekirdi”

“Beyaz Güvercin isminde bir hikâyem var. Sinema filmi yazacağım. Bunun dışında dizi görüşmelerim devam ediyor. Bu işler bizim ülkemizde çok planlanamıyor. Bir anda dizi yapılıyor, bir anda kaldırılıyor. Bu işler kısmet. Kendi üretimimle ilgili planlama yapabilirim ama televizyonla ilgili planlama yapmak gerçekçi gelmiyor. Kurtlar Vadisi’ne başladığımda 22 yaşındaydım, ne olduğunu bilmeden başladım. İlk üç sene baya keyifliydi, büyük oyuncular vardı. Dizilerin süreleri çok uzun. Yabancı dizilerin en büyük avantajı sürelerinin kısa olması. Bizim de senaristlerimiz, oyuncularımız donanımlı ve iyi ama süre uzun ve ön hazırlık sürecimiz çok kısa. He hafta bir senaristin yüz yirmi sayfa senaryo yazması kaliteyi ister istemez düşürüyor. Her dizi reytingden pay almak için süreyi uzatıyor. Herkesin izlerken şikayet ettiği, uzun uzun bakışmalar oluyor. Bu sektörün çalışanlarının da elinde olan şeyler değil. Herkes süreyi doldurmaya çalışıyor. Süre ve telif haklarında sorun var. Bu müzikte halledildi ama oyunculuk alanında hala yok. Kemal Sunal’ın ailesinin dünya zengini olması gerekirdi. Kaç kanalda kaç filmi dönmüştür. Yeni diziler için de öyle. Yurt dışına satılıyor, Ortadoğu’da yayınlanıyor ama bunlardan kimse pay almıyor.”

“Konuklu ve tek başıma bir radyo programı yapacağım”

“2014 ve 2017 arası ‘kapak’ programını radyoda yaklaşık üç sezon yaptık, çok da mutluyduk. Yine böyle kendi dertlerimizi konuştuğumuz bir program oldu. Playlistte Müslüm Gürses’in de Metallica’nın da çaldığı özgür olduğumuz bir programdı. Her haftanın konusunu belirliyorduk. Kendi kitlesi oldu, çok keyif aldık. Doyduğumuz için bitirdik. Yeni dönemde konuklu ve tek başıma bir radyo programı yapacağım.”

“Çeşitli kurallarla trafiği rahatlatmak  mümkün”

“18 yaşımdan beri araba kullanıyorum. İyi bir şoförümdür. 10 yıl önce alkolden ehliyetimi verdim ve sonra bir daha hiç o hatayı yapmadım. 50 promil sınır vardı ve 51 ile ehliyeti verdim. O aradaki farkın bana vereceği iyi bir ders vardı, belki daha sonra daha kötü bir şeye sebep olacaktı. Şoförlük bütün trafiği kollamak demek özellikle motor kuryeler çok kelle koltukta gidiyorlar, onları kollamak çok önemli. Yaya geçitlerinde durmak lazım, bir şekilde bu konuyu öğrenmek gerekli. Otobüslerin duraklarda değil başka yerde durması, istedikleri zaman en sol, istedikleri zaman çaprazlama en sağ şeride geçmelerinden rahatsızım. Çeşitli kurallarla trafiği rahatlatmanın mümkün olduğunu düşünüyorum. Büyük çözümleri sağlayamıyoruz diye küçük hareketleri pas geçmeyelim.”

“Hayata geçmişi kapatıp devam etmek gerekiyor”

“Kitap bir anda oldu, hep yazıyordum ama basılacak diye değildi. Yazarken kendimi buldum ve bunu kitap yapacağım dedim. En yakın arkadaşım bir deli kitabımda yazan yüzleşmeyi aile içinde yaptık. Annem biraz üzüldü, biz bu çocuğun sıkıntı çektiğini nasıl anlamamışız dedi. Hayata geçmişi kapatıp devam etmek gerekiyor. Bunun farkındaydım ama uygulayamıyordum. Herkesin geçmişinde tonla mevzusu vardır. Onlarla barışıp vedalaşmak gerekiyordu. Bunun için geçmişteki Kerem ile konuştum. Geçmişte neyi daha iyi yapabilirdim gibi bir şeyin olmadığını anladım. Geçmişte şunu daha iyi yapabilirdim dediğiniz bir hikaye yeni bir yol ayrımına sebep olur. Her şey olması gereken yere gidiyor. Yüzüklerin Efendisi filminde Tolkien’in yazdığı gibi; “hikâye bitmeden neyin hayır neyin şer olduğunu en bilgeler bile bilemez.”
 

@marmaratrafik