BEKLENEN BÜYÜK MARMARA DEPREMİ NE ZAMAN?
6 Şubat 2018 Salı 14:35

Jeofizik yüksek mühendisi ve deprem bilimci Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Radyo Trafik Marmara’da Cenk Sarıkaya’nın ‘’Haftanın Konuğu’’ programına konuk oldu. Marmara bölgesine dair önemli değerlendirmelerde bulunan Ercan, en kritik deprem bölgelerine değinerek beklenen büyük Marmara depremine dair zaman verdi.

Prof. Dr. Ercan’ın açıklamalarından bazı başlıklar şu şekilde;

“ÇANLAR YAKLAŞIK 2033’DEN SONRA ÇALMAYA BAŞLAYACAK”

Depremler yaklaşık 2 milyar yıldır oluyor. Üzerinde bulunduğumuz yer yuvarının bir yaşı var. Bu yer yuvarı 4 milyar altı yüz elli milyon yıl önce doğdu.

Türkiye’de gerginliğin birikme hızı Marmara’da 1,5 atom bombası gücü kadar. Yer, bu itişe karşı direniyor. Bu direncin yenildiği zamansa deprem olacak. Benim kestirdiğime göre bu gerginliğin en uygun boşalma zamanı 2045. Çanlar yaklaşık 2033’den sonra çalmaya başlayacak. Benim için öncesinde bir deprem şaşırtıcı olur çünkü gergin değil.

Anadolu’ya baktığınız zaman deprem üreten üç tane kuşak var. Biri Kuzey Anadolu kuşağı, Türkiye’deki depremlerin  %52’si Kuzey Anadolu kırığı üzerinde oluyor ve deprem büyüklükleri de 8’e kadar varabiliyor. 1933 Erzincan depremi 7.9 şiddetinde olmuştur. Türkiye’deki depremlerin %33’ü de Batı Anadolu’da oluşuyor.

Ege bölgesinde göçüntü türü kırıklar vardır. Marmara’da ise sağ atımlı kırık yani iki kolu üst üste koyduğunuz zaman sağ kol sağa doğru gider. Ege Bölgesinde yer göçer, Marmara’da yer göçmez, sağa doğru kayar.  Bizim için en önemlli yer Marmara ve Batı Anadolu’dur. Nüfus yoğunluğunun da en fazla olduğu yer buralardır. Kentsel Dönüşümün en fazla olması gereken yer Kuzey Anadolu kırığı boyunca ve Batı Anadolu’da da; Büyük Menderes, Küçük Menderes,  Denizli, Nazilli, Aydın, Kuşadası, İzmir, Turgutlu, Manisa, Salihli, Alaşehir bunun yanı sıra Balıkesir, Bergama, Gönen, Yenice, Bursa, Karamürsel Mudanya, Yalova ve İstanbul.

“İSTANBUL’DA YAŞAYANLAR ANADOLU’DA YAŞAYAN İNSANDAN 11 YIL DAHA AZ YAŞIYOR”

İstanbul’da yaşayanlar 11 yıl daha Anadolu’da yaşayan insandan az yaşıyor. İstanbullulara baktığınız zaman hep asık suratlılar. İnsanlar arabasına bindiği zaman canavar oluyorlar, arabadan inip iyi insan oluyorlar.

Uludağ eski bir yanardağ. Yer kaymasının oluşması için; su, eğim ve kaygan bir kirli toprak olması gerekiyor. Eğer bu bölgede bindirme dediğimiz bir yapı ağırlığı bindirilirse kayma kolaylaşır. Bunun en çok olduğu mevsimler de yağışların çok olduğu zamanlardır. Yerel yönetimlerin bunları bilmesi gerekiyor. İstanbul’da bu tür çalışmalara biz 1988’de başladık. Yer kayma alanlarını belirledik ve onları yasaklı ve yerleşmeye uygun olmayan alanlar olarak gösterdik.

“İSTANBUL’UN DEPREMDEN AVRUPA YAKASI %65, ANADOLU YAKASI %35 ETKİLENİR”

İstanbul’un önünde bir deprem olduğunda %65’i etkileyeceği alan Avrupa yakasıdır. %35’de Anadolu yakasıdır. İnsan gibi yaşayacak olanların geçmesi gereken yer Anadolu yakasıdır. Yapılar daha gençtir. Avrupa’da Eminönü yarımadası, Fatih ilçesi, Eyüp, Kağıthane, Zeytinburnu, Bakırköy, Bağcılar, Yeşilköy, Yeşilyurt etkilenir.  Küçükçekmece ve Avcılar çok etkilenecektir çünkü deprem önlerinde olacaktır. Esenyurt diye bir yer yokken ben o bölgenin araştırmalarını yapıyordum. Eskiden böyle bir yer yoktu.  Turgut Özal döneminde oy kaygısı nedeniyle öyle bir yer yaratıldı. Tuğran heyelanları vardır. Bahçeşehir ile Tem yolunun kesiştiği yerde tuğran heyelanları vardır, birinci derecede yer kayma alanıdır ve burada yerleşim vardır. Onun deniz tarafında da yapılar vardır ama neyseki orada daha az katlı binalar vardır. Tabi genel olarak yüksek binalar zararlı değil ama Zincirlikuyu Maslak ekseni en uygun yer bunun için. Eğer sağlam yerde, bilimin gereklerine uygun biçimde yapılıyorsa Japonya’da olan mucize Türkiye’de de olur. 99 depremi, olağanüstü büyük bir depremdi. Depremde boşalan enerji yaklaşık 132 atom bombasına eşit bir enerjiydi. Zincirlikuyu Maslak arası yapılara hiçbir şey olmadı. Oranın iznini veren de benim. Beylikdüzü benim profesörlük tezimdi. Bölgenin %72’sini imara kapattım. Daha sonra çeşitli Belediye Başkanları imara açtılar. Hatta bir Belediye Başkanı’nın şöyle dediğini hatırlarım; hocam bu afet bölgelerini değiştir, buraları kapatarak istikbalimle oynuyosun. Bunun mücadelesini verdim senelerce. İmar konusunu Belediyelerden almak gerekiyor. Yolsuzluğun başladığı yer belediyedir. Yapı denetim kuruluşlarını sigorta kuruluşu gibi çalıştırmak gerekiyor.

99 depreminden beri hiçbir şey yapılmadı dersek haksızlık olur. Belediyelerim hepsi yer davranış haritası çıkarttılar. Sarsıntı geldiği zaman nerede daha fazla çalkalayacak nerede yıkacak bunları gösterir. İstanbulda yapı yasaklı alan Ataköy. Eski bir bataklıktır. Çok lüks binalar vardır. Esenyurt, Haramidere, Firuzköy, Florya, Kumburgaz’ın yer kayma alanları vardır. Büyükçekmece’nin mezarlığı, deve bağırtan alanları vardır. Anadolu yakasında çok sınırlı. Sadece Şile’de çok sınırlı bir alan var. Anadolu yakasında tek sorunlu yer Fenerbahçe stadyumunun bulunduğu kesim. O kesimlerin çalışmasını yaptık, Ali Şen zamanında güçlendirmesini yaptı.

“MUSTAFA KEMAL ATATÜRK YALOVA’NIN SAYFİYE VE TARIM YERİ OLARAK KALMASINI ARZU ETTİ. FAKAT BİR SİYASİ KİŞİ YALOVA’YI İL YAPTI”

Bursa için Nilüfer’de oturulmaz. Gürsu kesimleri, Keles kesimleri uygun değildir. İzmir Yolunun güney kısımları, göçmen evlerinin bulunduğu yerler en sağlam yerlerdir. Yalova’da bir suç işlendi, Yalova il yapıldı. Yalova bile sayfiye yeriydi, Mustafa Kemal Atatürk de buranın bir sayfiye yeri olarak kalmasını ve tarımsal amaçlı kullanılmasını arzu etmişti. Bir siyasi kişi Yalova’yı il yaptı. Yalova tarım alanıdır ve heyelan alanı çoktur. Toki konutlarının yapıldığı yerler sulak alanlardır. Sayın Erdoğan Bayraktar’a söyledim, sayın Bayraktar; biz Toki olarak arazi istedik ve bize arazi olarak orayı gösterdiler dedi.

“KANAL İSTANBUL’UN DEPREMLE BİR İLİŞKİSİ YOKTUR’’

Kanal İstanbul’un depremle bir ilişkisi yoktur. Depremi tetiklemesi mümkün değil. Birisi bana Kanal İstanbul’un neden yapıldığını anlatsın. Kazı yapılacak yer Küçükçekmece gölündeki çevreyi değiştirecek. Yılan balıkları önceden Küçükçekmece’ye Arjantin’den gelerek yumurtalarını bırakıyorladı. Yılan balıkları da depreme en duyarlı balıklardır, olmadan önce ortadan kaybolurlar.  Kanal İstanbul, arkeolojik alan var, yarımburgaz mağaraları var Altınşehir’de, oradaki trafiği bozacaktır. İstanbul’un gözbebeği olan bu yerin korunmasını engelleyecektir. Ülkelerin sınırlarını ya sıradağlar ya da ırmaklar belirler. Mesela Trakya’daki sınırımız Meriç Irmağıdır. Kanal İstanbul yaparsan Trakya’nın savunması güçleşir. Dünyada hiçbir zaman barış ortamı olmaz. Milli savunma için önemlidir. Buradan çıkacak toprak var. Marmara’da dört ada yapacağız buralara bu toprağı yerleştireceğiz dediler. Yer kayma alanlarında baş kısmı ve taç kısmı vardır. Buralara yük bindirmesi yapılmaz. Avcılar ve Küçükçekmece önünde kıyıdan 300 metre sonra yüksek eğimli deniz içi yer kayma alanları vardır. Milyonlarca tonluk toprağı deniz içi kayma alanlarının üstüne bindireceksin. Buralarda o adacıkların hepsi günün birinde deniz dibine doğru uçarak aşağı iner hepsi. 99 depreminde Avcılar’ın önünde bu oluştu. Şimdi bu işi İstanbul Belediyesi kendi eliyle yapıyor ve bence hemen durdurulması gerekli. Çıkan toprağın nereye konulacağının konuşulması lazım bunu düşünmek lazım. Ben olsam Batıya doğru taşırım. Eminönü yarımadasının bulunduğu kesim, Cankurtaran’ın bulunduğu kesim ya da Anadolu yakasına gider, Fenerbahçe Bostancı arasına Kartal’a kadar. Bu çok can alıcı bir nokta.

“KUZEY MARMARA’DA İKİ DEPREM BEKLİYORUM’’

Marmara’da tsunami beklemiyorum. Bekleyen hocaların bunu kanıtlaması lazım. Şimdiye kadar 2 metreyi geçtiğine ilişkin bir veri yoktur. Tsunami olması için göçüntü türü kırık olması lazım. İstanbul’da deniz dolguları yapıldı. İstanbul’un surları eskiden denizde biterdi. Şimdi onlar tsunami gergisi olarak çalışıyor, yararlı bir olaydır. Yalova’da dolgu yapıldı, onun da yararı olacaktır. Kuzey Marmara’da iki deprem bekliyorum. Bu depremlerden büyüğü İstanbul ve Tekirdağ sınırında olacaktır. Marmara ereğlisinin 10 km deniz içinde 7-7.12 arasında olacaktır. Tekirdağ’ıın yamaç kesimleri etkilecektir. Tekirdağ, Yalova kadar duyarlı bir yerdir.

İstanbul’da olacak deprem ise; Küçükçekmece’de olacaktır. Bu depremin büyüklüğü ise 6.3-6.7 arasında olacaktır. Yani 8-8.5 gibi bir deprem beklemiyorum.

İklim değişikliği dönemsel olarak olur. Deprem ile ilişkisi yoktur. Depremden bir iki gün önce yer sıcaklığında bir artış görülür. Yerde yarılma olur. Bu yüzden deprem bölgelerinden sıcaklık 2-4 derece arası artar. Kış günlerinde bu artışın olduğunu farkedersiniz. Bu tamamen yerel bir sıcaklık artışıdır, bölgesel bir sıcaklık artışı değildir. Dolayısıyla şu an görülen sıcaklık artışı, bölgesel bir sıcaklık artışıdır, depremle ilgisi yoktur.

“BİZ KENTSEL DÖNÜŞÜMÜ ÖNERDİĞİMİZ ZAMAN AMACIMIZ KENTİ DEĞİŞTİRMEKTİ’’

Kentsel dönüşüm, yapısal dönüşüm, kentsel öteleme var. Biz kentsel dönüşümü önderdiğimiz zaman amacımız kenti değiştirmekti. Avrupa kentleri gibi geniş yollar olsun, ulaşım sorunu olmasın, yeşil alanları olsun diye düşündük. Olay rayından çıktı. Bağdat caddesinde kentsel dönüşüm adıyla yapısal dönüşüm yapılıyor. İstanbul’da yapıların yüksekliğini %5 artırırsan nüfusu 15 milyondan 20 milyona sıçrar. O mahallede bin kişi yaşarken 1300 kişi yaşar. Sokak aynı genişlikte. Şu anda devlet soyuluyor. Devleti mütehaitler ve yapı sahipleri kentsel dönüşüm yalanıyla soyuyor. Yapısal dönüşüm yapılıyor ve bu kenti bozan bir eylemdir. Kentsel öteleme de Kadıköy’de yapılıyor. Fikirtepe’de genelde yoksul insanlar oturur. Onların elinden yapıları ucuza alındı. Orası gerçekten kanayan bir yara.

@marmaratrafik