KAAN YILDIZGÖZ: "TÜRKİYE'DE TAKSİLER VE TAKSİCİLİK SEKTÖRÜ GELİŞİYOR"
9 Ekim 2018 Salı 18:03

Uluslararası Toplu Taşımacılar Birliği Eğitim Direktörü ve “Dijitalleşme Çağında Taksiler” kitabının yazarı Kaan Yıldızgöz Radyo Trafik Marmara’da Yazarın Dilinden Programında Mert Erdoğan'ın konuğu oldu.

Pek çok ülkede çalışma ve araştırma yapan Yıldızgöz, özellikle şehirlerdeki taksicilik sisteminin teknolojik gelişmeler neticesinde yaşadığı değişime dair bilgiler verdi.

“Dijitalleşme Çağında Taksiler” adlı kitabında, farklı deneyimleri alıp mümkün oldukça daha farklı şehirlerle paylaşabilmek olduğunu belirten Yıldızgöz, taksi konusunda özel olarak farklı ülkelerdeki deneyimleri analiz etmeye çalıştığını, bu deneyimleri bir menü şeklinde okuyuculara sunduğunu ve isteyen okuyucuların bu menüye bakıp hangisinin kendileri için daha uygun olduğunu görerek seçebilmelerini amaçladığını söyledi.

 

“UBER’İN TÜRKİYE’YE GELMESİ TAKSİCİLİK SEKTÖRÜNÜ DEĞİŞİME UĞRATTI”

UBER’in Türkiye’ye gelmesiyle taksicilik sektöründe değişimlerin başladığını belirten Yıldızgöz şunları söyledi:
“iTaksi son 1,5 yıldır ciddi alamda Türkiye’nin gündeminde. Bunda Uber’in Türkiye’ye gelmesi etkili oldu. UBER diğer ülkelere göre ülkemizde daha kısıtlı bir işletmecilik yapıyor. Dünya genelinde daha net ve daha aktif bir işletmecilik. Tabii konu sadece UBER üzerinde değil, dünya genelinde taksi taşımacılığı bugün hangi kente giderseniz gidin ana tartışma konularından birisi. Tabii teknolojinin etkisi çok yüksek. Akıllı telefonlar bugün belki de otomobillerden daha ötede bir ulaşım teknolojisi haline geldiler ve bu akıllı telefonlar ilk 2007’de çıktı. 11 senede tüm ekosistemi değiştiren bir hale geldi. Teknolojinin gelişmesiyle beraber aynı zamanda iş teknolojileri de gelişti. Yeni faktörler piyasa girdi. Buda taksi taşımacılığını ciddi şekilde gündeme taşıdı. iTaksi’ye bakarsak iyi tepki alan bir uygulama ve daha da gelişmeye devam ediyor.”

“İZMİR’DE 1 TAKSİYE 1232, İSTANBUL’DA 804, ANKARA’DA 662 KİŞİ DÜŞÜYOR”

Türkiye kentlerinde nüfusa oranladığınızda taksi sayısı dünya ortalamasının altında değil, üzerinde. Bizim bir araştırmamız var bu araştırmada kentlerdeki taksi sayısıyla taksi aracı arasında mukayese ediyoruz. Dünya ortalaması yaklaşık 30 kenti değerlendirdiğimizde, 1 taksi aracına 291 vatandaş düşüyor. İzmir’de bu ortalama 1232. İstanbul’da 804 kişi. Ankara’da 662 kişi. Bu araştırmayı 2015 yılı rakamlarına göre yaptık. Sadece nüfusa bakarak taksi sayısına karar vermek doğru bir yaklaşım değil. Önemli gösterge fakat sadece bu yeterli değil. Örneğin siz taksi rezervasyonu yaptınız, taksi çağırmak istediniz kaç dakikada araç geliyor. Taksi bekleme süresi örneğin Singapur’da taksi çağırdığınızda ortalama 5 dakikada taksiniz gelir. Singapur’da taksi çağrı merkezleri var. Bu merkez günlük 100 bin çağrı alıyor. Yaklaşık 6 tane taksi şirketi var ve her şirketin kendi çağrı merkezi var. Çok aktif çalışan bir sistemleri var. Singapur’da devletin taksicilikte rolü; yasa yapması. Singapur dünyadaki en pahalı şehirlerden biri. Fakat bu sistem sayesinde dünyada taksi ücretleri en az olan ülkelerden de biri. 5km’lik ücret 3.9 $.

“TÜRKİYE TAKSİ TAŞIMACILIĞI KONUSUNDA DÜNYADA ORTA SEVİYELERDE”

Genel bir değerlendirme yapmak çok kolay değil.  Taksi taşımacılığına yönelik ülkemizde yeterli veri alt yapımız yok.  Birçok kentimizde yeterli veriye ulaşım açısından sıkıntı yaşıyoruz. Bunu taksi taşımacılığının dışına çıkarıp genel kent içi ulaşım açısından bakacak olursak orada çok daha net bir değerlendirme yapabilirim. Trafiğin akışı olsun, normal toplu taşıma olsun burada biz yaklaşık 2-3 yıl kadar önce kendi kurumumuz dünya genelinde bir araştırma yaptı. Yaklaşık 80 farklı kentteki kent içi ulaşımı mukayese ettik. Farklı farklı göstergeler kullandık. Buradan baktığımızda Türkiye’den İstanbul ve Ankara’yı dâhil ettik. Öne çıkan Hong Kong, Viyana, Amsterdam, Singapur, Helsinki gibi kentler. Türkiye’de İstanbul ve Ankara’nın durumu ne öne çıkan başarılı ne de çok kötü kentler. Orta sıralarda çıktı sonuçlarımız. Başarılı kentlerin hepsinde çok net bir şekilde politik vizyon söz konusu ve üst yönetim desteği var. Bütün kentlerde doğru yapılanmış bir yasal çerçeve var. Ciddi bir fonlama ve finans mekanizması kurulmuş vaziyette bu kentlerde. Bu üç yapı sonuçlarını getiriyor başarılı olmanın.

TAHRAN’DA BEKARLAR, SİNGAPUR’DA İSE 30 YAŞIN ALTINDA OLANLAR TAKSİCİ OLAMIYOR

“Şoför olmak için gerekenler; şoförün eğitimi, şoförün performansının yönetimi ve denetimi, özlük hakları, gibi faktörler var şoförleri etkileyen.
Özlük hakları açısından baktığımızda dünyada farklı uygulamalar var. Örneğin; İngiltere’nin Londra kentinde taksi şoförü olmak için 3 ila 4 sene arasında bir eğitimi tamamlamanız gerekiyor. Singapur’da taksi şoförü oldunuz ve sonrasında lisansınızı her 3 senede bir yenilemeniz gerekiyor. Hala sürüş kabiliyetiniz taksi kullanmaya uygun mu diye idare bunu yakından görmek istiyor. Aynı şekilde taksi şoförlerine yönelik farklı farklı uygulamalar söz konusu. Örneğin İran’ın Tahran kentinde çok ilginç bir uygulama var; Taksi şoförü olmak için evli olmak gerekiyor. Bekârsanız taksi şoförü olamıyorsunuz. Taksi şoförün daha mesul bir duyguda olmasını istedikleri için bu kuralı getirmişler. Tabii bu tartışılır. Singapur’da da 30 yaşının üzerinde olması isteniyor. Daha bilinçli olduklarını söylüyorlar.  Özlük hakları olarak farklılıklar; mesela Danimarka’da bir taksi şoförünün yıllık bürüt kazancı 160 bin £, Almanya’da 65 bin £ .
Taksi şoförünün taksi taşımacılığı üzerinde etkisi, bu açılardan bakıldığına oldukça fazla. Aynı zamanda iş modelleri de farklı. Bazı ülkelerde Türkiye’de olduğu gibi bireysel taksi işletmecileri var. Yani plaka sahipleri var. Bazı ülkelerde de şirket sahipleri var. Taksi işletme şirketleri ve şoförler onların bir çalışanı durumunda. Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi ‘de tam 57 farklı ülkeden, milletten taksici var. Farklı ülkelerden taksi şoförlerini getirerek orada çalışmasını sağlıyorlar.”

“LONDRA’DA BÜTÜN TAKSİLER 0 EMİSYONLU OLMAK ZORUNDA”

“Taksi taşımacılığına baktığımızda benim fikrim, gözlemlemelerime dayanarak Tokyo taksi taşımacılığında başarılı. Şoför açısından baktığımızda özellikle çok başarılı bir kent.  Singapur, Dubai ve Londra da oldukça başarılı ülkeler. Örneğin Londra’da bu seneden itibaren artık bütün taksiler 0 emisyonlu olmak zorundalar. Yani çevreye 0 zarar yayma zorundalar. Taksi araçları dünyada %2’yi oluşturuyor fakat daha fazla kilometre yaptıkları için en çok hava kirliliğine sebep olan araçlar. Örneğin Çin’in pek çok bölgesinde elektrikli taksiler kullanılmaya başlandı. 5 bin 500 elektrikli taksi çalışıyor. Japonya’da hamileler için taksiler var. Eğer hamileyseniz kendinizi taksi şirketine kayıt ettiriyorsunuz ve taksiyi çağırdığınızda hastaneye bile gideceğim demediğiniz halde sistemde bilgileriniz olduğu için taksici sizi hastaneye götürüyor. Bu sisteme kayıtlı her sene binlere insan var Japonya’da. Olurda ambulans olmaz taksiyle gitmek olurda kalırsak diye de düşünüyorlar. Bazı ülkelerde öğrenciler için, engelliler için taksiler var. Londra’da engelliler için taksiler var. Eğer taksici engelli vatandaşı kabul etmezse 1000 Poundluk cezası var. Finlandiya’da devlet tarafından engelli, hasta olan her vatandaşa 18 taksi yolculuğu hakkı veriliyor. Taksici vatandaşı alıp hastaneye götürüyor ve ücreti devletten alıyor. Farklı yolcuların farklı beklentileri var. İnsanların ihtiyaçlarına göre taksi ihtiyaçlarının giderilmesi lazım.”

“İZMİR’DE ELEKTRİĞİNİ GÜNEŞTEN SAĞLAYAN ELEKTRİKLİ OTOBÜSLER KULLANILIYOR”

İzmir’de çok büyük bir elektrikli otobüs projesi var şu anda kullanıyorlar. Bu elektrikli otobüslerin elektriğini de güneş enerjisinden sağlıyorlar.  İstanbul’da ciddi bir metro yatırımı var. Bunun artarak devam etmesi gerekiyor. Yolcu sayısı oldukça yüksek ve metobüs sistemi bu açıdan ciddi bir alternatif sunan sistem.
Her ulaşım sistemi kendi içinde ulaşımın farklı bir noktası.  Genel olarak kıyaslamak doğru olmaz ama İstanbul üzerinde bu güzergahtan baktığımızda metrobüsün kullanılmaya başlandığı 2007 yılında İstanbul’un ulaşım için çok çabuk bir çözüme gitmesi gerekiyordu. Metrolar çok daha fazla yolcu taşıyabilirler fakat yapım süreleri daha uzun sürüyor.  

“ELEKTRİKLİ ARAÇLARIN GELİŞMESİ İÇİN MERKEZİ İDARELERİMİZİN DESTEĞİ LAZIM”

“Taksilerin çevreye sela gazı olsun, gürültü seviyesi olsun daha fazla etki oluşturmasına sebep oluyor. Dünyanın pek çok yerinde son zamanlarda politikalar söz konusu. En çok Çin’de taksi politikaları uygulanıyor. Çin’de ciddi bir elektrikli ulaşım politikası söz konusu. Elektrikli taksilerin yanı sıra elektrikli otobüslerde yaygınlaştırılıyor. Çin’in Şenzen kentinde 5500 tane elektrikli taksi var. Londra’da sıfır emisyonlu taksilerin olmasına izin veriyorlar artık. Elektrikli taksilerin yaygınlaştırılması için şarj alt yapısının olması lazım. Çin’de devlet elektrikli taksilerin bütçesini sağlık için ayırdığı bütçeden alıyor. Çünkü elektrikli taksiler doğaya zararsız. Hava kirlenmeyince sağlık sorunları da azalıyor. İnsanlar daha az hastalanıp daha az hastaneye gidecekler. Türkiye açısından baktığımızda maalesef petrol bağımlı bir ülkeyiz. Bizim akaryakıt yıllık enerji ithalatımız 65 milyar $. Bu açıdan da baktığımızda elektriğin bir kısmını burada üretme şansımız da var. Elektrikli araçların gelişmesi için merkezi idarelerimizin bu konuya destek olmaları büyük önem taşıyor. Çin’de bir elektrikli taksinin maliyetinin %40’nı devlet karşılıyor. Viyana’da elektrikli taksilere geçiş için 5 bin £’ya kadar farklı farklı destekler var.”

 “YAKIN ZAMANDA SÜRÜCÜSÜZ ARAÇLARIN PİYASAYA ÇIKMASI BEKLENİYOR”

Yolcularınıza iyi bir hizmet sunabilmeniz için şoförlerinize iyi bir eğitim vermeniz gerekiyor. Bu açıdan baktığımızda gerçekten çok iyi şoförlerimiz var. Taksicilerin kendilerini geliştirmesi yenilemesi gerekiyor. Yakın zamanda sürücüsüz araçların piyasaya çıkması bekleniyor. Belki bundan 5 sene sonra otonom araçları konuşacağız. Uçan taksilerde konuşuluyor şuan ciddi teknolojik çalışmalar var.
Sürücüsüz araçların liderliğini yapan ülke şu an Amerika Birleşik Devletleri.  Sadece California’da 30‘dan fazla firma sürücüsüz araç testi gerçekleştiriyor. Dünyada birçok önde gelen otomobil üreticisi sürücüsüz araçlarla ilgili pilot projeler yapıyorlar. Bir noktada biz teknolojisini konuşuyoruz ama teknolojisinin daha ötesinde konuşulması gereken yasal düzenleme ve politikalar nasıl olacak bunu konuşmak lazım. Bazı ülkeler şu anda sürücüsüz araçlar için yasal yapısını değiştiriyorlar.  ABD’de 33 tane eyalet sürücüsüz araçların yollarda çalışmasına izin veren yasal yapı çıkardı. İngiltere, Hollanda, İrlanda, Yeni Zelanda, Singapur, Çin bunu konuda yasal yapılarını yeniliyor. Elektronik araçların geleneksel taşımacılığa entegre olması lazım. Ancak bu şekilde trafiğe çözüm olurlar. Türkiye açısından baktığımızda kurumsallaşma ciddi bir fayda sağlayacaktır. Şoförlerle ilgili kalitenin artması araç alt yapısının düzenlenmesi, teknolojinin daha fazla kullanılması bunların hepsi taksi taşımacılığıyla ilgili atılmasında fayda olan adımlar.”

@marmaratrafik